Doğum Gününüze Dair İlginç Veriler
•Eylül 13, 2008 • 1 Yorumhttp://www.hediyedenizi.com/DogumGunu/dogum_gunu.php
Siz doğduğunuz gün acaba AY dünyadan nasıl görünüyordu
Doğduğunuz gün dolar kaç paraydı mark kaç paraydı.
Doğduğunuz günkü hürriyet gazetesi ilk sayfası nasıldı.
Kaç eşşek yaşındasınız.
O yılın hit parçaları neydi.
Asgari ücret kaç paraydı gibi
işinize yaramayacak ama okumak isteyeceğiniz bir sürü bilgiyi bir araya topladık.
Niye mi sırf dostlarınıza duyurun diye =)
yukarıdaki link açılınca hemen sayfanın üst ortasına doğum günü tarihinizi girin
size özel ilginç bilgiler sayfanızı görün.
Benim Burcumun Ünlülerinden;
Albert Einstein
Victor Hugo
Ercan Saatçi
Beyazıt Öztürk
Recep Tayyip Erdoğan
Ben Doğduğum;
Yıl asgari ücret: 414.000 TL
Gün Amerikan Doları 2.392,00 TL miş
200 gr ekmek 219 Lira imiş
1989-1990 sezonunun şampiyon takımı Beşiktaş, gol kralı Feyyaz Uçar (Beşiktaş) 28 gol
1990-1991 sezonunun şampiyon takımı Beşiktaş, gol kralı Tanju Çolak (Galatasaray) 31 gol
Ben doğduğum gün gökyüzünde ay böyle görünüyormuş

=)
Baykal Cuma Namazlarını Yasaklayacakmış
•Ağustos 31, 2008 • Yorum YapınBaykal
Cuma namazlarını yasaklayacakmış.
Kızların başını açacakmış. İsteyene poşet (CHP logolu) takma izni verecekmiş.
Devlet dairelerinde askılı body ve mini etek satışları başlatacakmış, üstelik bir alana bir bedava olacakmış.
Her eve bir şişe viski alma mecburiyeti getirecekmiş ve içki içenlerden kurumlar vergisi almayacakmışşş…
Erdoğan
Cuma namazı kesmiyor diye Perşembe namazı getirecekmiş ve mesai verecekmiş perşembeye gidenlere.
Bayramlarda Atatürk’ün yerine Hz. Ömer posterlerini astıracakmış.
Namaz kılanlardan su parası almayacakmış.
Köprüden geçerken üç ihlas bir fatiha okuduğunu ispat edenden köprü parası almayacakmış.
Camında seccade asılı olan evlerden çevre temizlik vergisi almayacakmışşş…
Bahçeli
Herkesin sağ omzuna kurt başı dövmesi yaptıracakmış.
Kürtlere şehirlerarası vize uygulaması getirecekmiş.
Türklerin okuması için, göreve geldiği ilk 5 yıl üniversitelere Türklerden başkasını almayacakmışşş…
İnanılır gibi değil
Biraz ironik olsa da yukarıda anlattıklarım, bu ve buna benzer binlerce yaklaşımı her ortamda duyabilirsin. Ne kadar ucuz bakış açıları bunlar. “Azınlık Raporu” diye bir film vardı. Aklıma o geldi: Suç işlemediği halde, suç işleme potansiyeli olan insanları cezalandırıyorlardı.
Kabul ediyorum, ben vurdumduymaz bir insanım
Türkiye’yi kimin yönettiği beni hiç ilgilendirmiyor; çünkü hiçbiri vatan haini ya da din düşmanı değil ülkemizi yönetmek isteyenlerin. Hepsi de kesinlikle iyi niyetli ve hepsi de gece gündüz vatan için çalışıyor. Demirel de öyleydi, Erbakan da, Özal da… Hepsi ellerinden geldiği, akıllarının aldığı ölçüde ülkemizin huzuru için çalıştı.
Ve 2008 yılına geldik. Bugün de ülkeyi yönetmeye talip insanlar var. Hepsi de vatanı için yaşıyor bu adamların. Yani hiçbir zaman öyle korkulduğu ya da spekülasyonlar koparıldığı gibi olmayacak. Ne sayın Tayyip Erdoğan bu halkın başını kapatacak, içki içeni idam edecek. Ne de sayın Deniz Baykal milletin başını açacak, herkese zorla içki içirecek. Ne de sayın Devlet Bahçeli Türk olmayanları öldürecek…
Korkulacak bir şey yok. Şu anda “Cumhuriyet elden gidiyor!” diye yaygara yapanları komik buluyorum. Nereye gidiyormuş cumhuriyet. Saçmalamayın lütfen. Ya da öte yandan “Eğer bu devleti CHP’ye bırakırsak anamızın başındaki örtüyü söker bunlar.” diyerek olaylar çıkarıp, üniversitelerde kavga edenler… Ne kadar basit bakış açıları bunlar. “Okullarda baş örtüsü serbest olursa siyasi simgeye dönüşür, böylece Atatürkçülük zarar görür.” Ya da “Eğer yasaklanırsa başörtüsü 10 yıl sonra Türkiye’de Müslüman kalmaz!” Komik.
KIYAMET BENZETMESİ
Her insan en fazla 100 yıllık bir zaman dilimi için gönderilir dünyaya. Ve bütün zamanların, bütün olayların kendi yaşadığı yüzyılda gerçekleşeceğini zanneder. 1.500 yıl önce de insanlar kıyametin kopacağından bahsediyorlardı. Bugün de. Binaların yükselmesi, zinanın çoğalması vb. belirtiler kıyamet habercisiydi hep. Ve insanoğlu gelişmek zorundaydı. Her yüzyılda bir kat atsanız. 21 yüzyılda 21 kata ulaşırdınız. Bundan daha doğal hiçbir şey olamaz. Ve her yüzyılda binalar bir önceki yüzyıla göre yükselmiş olurdu.
Çok net söyleyebilirim ki her insan doğar büyür ve kıyametin kendi bulunduğu yüzyılda kopacağına inanır ve son belirtiyi (Güneşin tersten doğmasını) beklerken ölür. Bu asla değişmez. 21. yüzyılda da her yıl binlerce kıyamet belirtisi duyduk. Duymaya devam edeceğiz.
Ayrıca bir insan için 5 milyar yıldır varolan bu dünyanın en kutsal yüzyılının kendi yaşadığı yüzyıl olması hiç de garip değil. Ve zaten her insanın kendi penceresinden aynı manzara bu yüzden görünür.
Şüpheci yaklaşımlar, kötü haber dağıtıcıları, bölücü düşünceler, negatif düşünen tembeller, karalamaktan başka işi olmayanlar, sürekli küçük düşünenler, her güzel şeyin altından mutlaka kötü bir şey çıkacağına inananlar, komplo teorisyenleri… bu adamların hepsi küçük yaşar ve küçük ölürler. Ve aslında bir ülkeyi devlet yönetenler değil, bu tarz kötü düşünceler batırır.
İŞTE KÜÇÜK BEYİNLİLİK VE SONUÇLARI
10 yıla kadar kıyametin kopacağına inanan bir insanı düşün! Ne yapar bu adam? Nasıl hedef belirler?
Önümüzdeki yılın sonunda kriz olacağına inanmış biri nasıl yatırım yapar?
‘Onlar iktidar olursa ortalık fena karışır, artık bu ülkede yaşanmaz.’ diyen bir kafa nasıl sevebilir ülkesini?
‘Türkiye nereye gidiyor?’ diyerek, ardından ‘Çok fena yerlere gidiyor!’ diye acı çeken birinden ne beklersin?
Önümüzdeki 5 yılda mutlaka deprem olacağına inanan bir kafa nasıl huzur bulur?
Peki şimdi düşün bakalım iz bırakan hangi deha, hangi büyük lider bu şekilde düşünmüş olabilir?
Türkiye’deki siyasi çalkantıları düşünen bir adamın sadece emekli olmaya konsantre olması doğal ve bir o kadar da acı değil midir?
Amerika’nın Ortadoğu’yu ele geçirme planının içerisinde Türkiye’nin de olduğunu düşünerek nasıl yaşar bir insan, neden ihracat yapmaya yeltenir? Şimdi Türkiye’de “Kim Amerikan vatandaşı olmak ister?” diye bir anket* yapılsa, anket bize acı verirdi.
*Ben böyle bir mini anket yaptım ve utandım. Sonuçları paylaşmak istemiyorum.
Yukarıdakiler komik ve bunlar sadece zayıf adamların işi.
BÜYÜK ADAMLAR BAŞKA TÜRLÜ DÜŞÜNÜR
Kıyametin bir gün kopacağı muhakkak; ama bu asla benim zamanımda olmayacak.
Benim zamanımda asla büyük deprem olamaz, olsa da ben bu depremden zarar görmem. Taş taş üstünde kalmasa bile bana hiçbir şey olmaz!
Türkiye ne kadar çalkalanırsa çalkalansın asla kriz mriz olmaz. Kriz beni durduramaz. Bu imkansız. Kriz olsa da bana bir şey olmaz. Günde 10 saat çalışmak yerine 20 saat çalışır, aşarım ben krizi.
Emekli olmak bana uygun değil ve bunu asla düşünmedim ben. Ömrümün sonuna kadar çalışır üretirim. 90 yaşımda bile yapacak bir iş bulurum ben.
Hiçbir komplo teorisine inanmıyorum. Ben, devletim, kendim, ailem ve insanlık alemi için üretmek zorundayım.
Kim iktidar olursa olsun. Biri bir diğerinden en fazla %15 kötü yönetebilir ülkemi ki bu da asla sarsmaz beni.
Türkiye nereye giderse gitsin, ben burada var olduğum sürece asla kötü bir yere gidemez.
Kimliğimde yazan ‘uyruğu’ ifadesine takılamam. Ben büyük düşünür, işimi en iyi yaparım. Aldığım oksijenin hakkını vermeyle ilgilenirim, nüfus idareleriyle değil, Amerikan pasaportuyla falan hiç değil.
Bu yaklaşımımın dini kimliğimle de bir bağlantısı yok! Eğer inançlı bir insansam, bütün dinler karamsar olmayı yasaklamıştır. Kötü düşünmek bana yakışmaz. Eğer inanmıyorsam, bir kereliğine yaşayacağım bu hayatı kendime zehir edemem.
Küçük adam olmak istiyorsan
Küçük düşünmek sana zevk veriyorsa, aynen böyle devam et! Herkesin intihar etme özgürlüğü vardır. İntihar eden birine ‘dur’ demek bile gereksizdir. Sen kendini düşünmüyorsan ben seni neden düşüneyim? Zaman kaybı ve çevre kirliliğisin sen. İstediğin yerden atlamanda her hangi bir sakınca yoktur. Bence gizli bir yerde kendi kendine yap o işi.
Büyük adam olmak istiyorsan
İz bırakmak, devrimler yapmak istiyorsan, merak etme. Sen sadece büyük düşünmeye ve düşündüklerine inanmaya devam et. Eğer ortada bir sorun varsa, o sorunun çözümü de mutlaka sendedir. O kadar önemlisin ki Sadece senin çalışman, üretmen ve büyük düşünmen bile bir ulusu dünyanın süper gücü haline getirebilir.
Dünyadan Naklen
•Ağustos 2, 2008 • Yorum Yapın
Küçük bir çocuğun elleri üşüyordu
Korkmaya gerek yoktu
Bombalar uzağımıza düşüyordu
Hem basınca değişiyordu ekran.
Koca bir dünya susuyordu
Konuşmaya gerek yoktu
Süper güçler kin kusuyordu
Kapatınca gözünü görmüyordu insan.
Bir anne açıyordu ellerini
Anlatmaya gerek yoktu
Bir mermi deliyordu beynini
Nasıl olsa kan sıçramıyordu ekrandan.
Spiker sunuyordu hava durumunu
Üşümeye gerek yoktu
Bir kız çekiyordu burnunu
Tetiği çekiyordu gözlüklü adam.
Çizmeliler basıyordu toprağımıza
Görmeye gerek yoktu
Küfürler yazıldı alnımıza
Aynalara bakamıyorduk inan.
Düşen bir gözyaşı vardı
Tutmaya gerek yoktu
Susmaktan ruhumuz karardı
Filistin kan, Bağdat kan!..
İlgi Çekici
•Ağustos 2, 2008 • Yorum YapınÇekicilerle Çekoslovakya’da çekilen bir aracın içindeki imdat çekici
Kameranın dalgasız denize atılan ince taşın yüzeye paralel sekmesini çekmesi
Ablasının eteğini çeken küçük kızın dağınık çekmecesi
Çekilmez sancılar veren dişin yeniden inşası için çekilmesi
Şizofren kelimelerin toplanıp aklıma sürme çekmesi
Kızların gülümseyerek poz verip “çek” demesi gibi ilgi çekici
Dedikoducu karıların bir köşeye çekilip birilerini çekiştirmesi
“Çeksene” fiilinin vezinlerde çekilmesi
Çekilmez hale gelmeden lütfen biri çeksin fişimi.
Yarım bırakıyorum
Boşluğa kendimi.





Son Yorumlar