Şizofren Haller

•Ağustos 2, 2008 • Yorum Yapın

Araba Arap’a arpa yüklü olduğu halde arka arka çarptı
çarparken arpa yüklü araba Arap’a arabada tanıdık bir arya çalmaktaydı.
Çarpık ayaklı adam arpa yüklü arabada aynaya baka baka çarparken Arap’a
arap arka arka gelen arpa yüklü arabaya çarpıldı
kırıldı ayna ve durdu arya
Arap arka arkaya kasıldı.
Kasadan düşen arpa patlayınca Arap’ın alnında ardı ardına
Arap’ın gözleri kısıldı ve arabacı bakmadı gözünün yaşına
Arap aşı ısmarladı lokantada arkadaşına
arkada şınav çeken cezalı araba çıkarıldı arka dışına
içi çıktı dışına sırıtarak Arap’a ve kaşına kaşına.
Kaşına kaşar yazdı arabacı aynada
karda kışta unutup hesap vermemek için
kaşına kaşar yazmasını söyleyen karısına
kar ısına dursun karda kışta, dikilmesin kimsenin baharda karşısına
karşı sınav odasında sınav olmakta:
arabacının kaşında ne yazmakta.
Yazmak da amma zor diyor Arap bacı arabacıya.

Bir haftadır hastayım ve bir gece herkes uyumakta
ateşler içinde yanıyorum beynim kaynamakta
ne kadar alakalıysa kaynana ve Matta o kadar alakalıyım, yazdığım;
alnına ardı ardına arpa düşen Arap’la ve kaşına kaşar yazan arabacıyla.
Kusura bakmayın lütfen
ateş sarınca bedenimi dizginlemeden yazıyorum cümlelerimi
hayaletler siz ikiniz benimle gelin çocuklar sizde kuzeyden gidin
biri yardım çağırsın biri boza diye bağırsın
parola böğürtlen; deyince keseceksiniz elektriği
antibiyotik, şişko bademcik, obezite alfasilin
yanıyorum ve gözümde bir karaltı
üç gulhü bir elham gibi
üç korner bir penaltı…

(Bu şiir benzeri garip şey bir hastalık ürünüdür. Bir haftadır ciddi bir şekilde hastayım ve sık sık ateşim yükseliyor. Böyle zamanlarda aklım garip bir şekilde çalışıyor, beynimden zeka fışkıracakmış gibi hissediyorum, böyle tehlikeli bir zeka, zararlı bir zeka. Sonraki yazıda göreceğiniz gibi garip ve detaylı rüyalar görüyorum. Ona buna çatasım geliyor, anlaşılmaz kelimelerle bağırarak şarkılar söylüyorum. Aynı anda aklıma yüzlerce kelime doluşuyor, düşünmeye fırsatım bile olmadan yazmak zorunda kalıyorum, hangi cümleyi seçeceğimi saşırıyorum. Aklıma garip cümleler geliyor, eğer yataktan kalkacak halim yoksa küçük kardeşime not aldırıyorum. Ajandaya bakınca hatırladım, sabah “yanımdan nahlayarak hızlıca bir otobüs geçti” yazdırmışım. Birkaç şey daha var ama… Neyse ya yazacağım, ne derseniz deyin, bide: “Adam geçmişten geliyordu. O kadar eski ve o kadar yaşlıydı ki, göbek deliğine böcekler yuva yapmıştı” yazdırmışım. Tamam, ne var yani. Biraz sıyırmış olabilirim. Ama korkmanıza gerek yok, kontrollüyüm. Kusura bakmayın biraz idare edin sizde, alalaaa…)

aleminrenkleri.com

Öylesine

•Ağustos 2, 2008 • Yorum Yapın

Hatırlasana hani, küçücüktün sen bir zamanlar, bende küçükken..

İlk önce sevmeyi öğrendim ben, sende küfür etmeyi.

İlk önce gülmeyi öğrendim ben, sende kaşık tutabilmeyi.

Hani el ele tutuşur şarkılar söylerdik, koşardık bahçelerde.

Papatyaların ezilmesi incitirken beni, sen böcekleri ezerdin.

Hani babam balık getirirdi bazen, ben; “gıdıklasam güler mi baba bu balıklar” diye sorardım, sende bıçakla balıkların gözlerini oyardın.

En çok kuşları severdim ben, sende solucanları.

Bahçemize konan kuşlara yem atardım ben, misafirlerin ayakkabılarının içine solucan koyardın sen..

aleminrenkleri.com

Ötelerden

•Ağustos 2, 2008 • Yorum Yapın

Bizden ötesini de gördüm
ve vefasızlığı da
acıyı da tattım, delice
sevgimin ve değerlerimin bitişini görmek
ölüm ötesi.

Yaşananların gerçekçiliğine rağmen
inanmak istemeyişlerime kızıyorum.
Umutlarıma kızıyorum,
tutkularım beni ele vermişken
ve sevgime de kızıyorum
ihanet arsızca gelip
yanaklarımı öpmüşken.

Tükenişlerim sizi eğlendirir mi bilmem
bir tek umutlarımı saklayacağım
birde dualarımı
geriye kalanları ateşe veriyorum
ihanetler beni yordu
bir süreliğine bu diyardan gidiyorum.

Göremezsiniz beni
ama ötelerden duyacaksınız sesimi
cümlelerimin vuruculuğu, harbiliği
sarsacak sizi.

Anlamsızlığı anlatmaya ant içtim
kabuğumu kırdım, sınırlarımı aştım
tükenmeyi de göze aldım
zor yolu ben seçtim.

Zamanın ötesine gidiyorum
her şey umutlarıma bağlı
umutlarımın dayanıklılığına
dönmem belki bir daha
ihaneti de tattım
daha kötüsü yok nasıl olsa.

aleminrenkleri.com

Zaman

•Ağustos 2, 2008 • Yorum Yapın

Her saniye ayrılık, geride kalan her dakika mazi..
Yaşanmış tüm mekanlardan ve zamanlardan ayrıldık, yaşadık ve bitti.
Oysa hepsi şimdi hatıra.

 

Öyleyse neyin hasretiyle yanmalı, kalbini neye bağlamalı?
Geleceğin geleceği meçhul, geçmişse hüzün verici ve buruk.
Bir tek şimdimiz var, oda saniye saniye mazi olmakta ve her an gönlümüz ayrılığı tatmakta..

* * *

Okumaya devam edin ‘Zaman’

NEREDE?

•Ağustos 2, 2008 • Yorum Yapın

Herkes bana seni soruyor,
Nerede hani, seni avara eden fani?
Nereye baksam görürüm seni;
İnsanlar, ağaçlar, uçsuz bucaksız uzanan vadi..

Bir sızı tutar kalbimi
Bir sensizlik matemi
Acı bir boşluk var şimdi
O ruhuma damlayan sözlerin,
Billur gözlerin hani?

Dualarda bin feryat, bin figan etsem
Vuslatı istesem yalvarıp şimdi
Sana ulaşsam, yok olup yansam
Yağmurlu bir akşam, bir gece vakti..

alemlerinrengi.com